Bireysel bir spor olan teniste genetik faktörlerin beslenmemize etkisi ne kadar olabilir?

Teniste teknik, ayak çalışması, güç, dayanıklılık ve esneklik gibi bir sürü fiziksel faktörün yanında strateji, taktik ve akıl dayanıklılığı gibi birçok zihinsel faktör de bulunur. Tüm bu etkenler çalışıp geliştirilebilir. Zamanla hep ilerleme kaydedeceğimizi düşünsek de bazen gösterdiğimiz gelişimin bir noktada tıkanıp kaldığını ve hatta performansımızın geriye gittiğini hissederiz. Aynı yaş grubunda aynı antrenmanı yapan iki çocuk çok farklı gelişim kapasiteleri gösterebilmektedir. Peki, bu tarz farklı sonuçları anlamak için illa deneyimlememiz mi gerekiyor, yoksa bu sonuçları önceden keşfedebilir miyiz ?

Bu günlerde en çok konuşulan tenisçi şüphesiz Dünya 1 numarası Novak Djokovic. Senelerdir Rafael Nadal ve Roger Federer ile birlikte tenis dünyasını domine eden bu isim, ilk “Grand Slam”ini 2008 senesinde kaldırdıktan sonra 2011'e kadar başka bir büyük turnuva kazanamadı. 2011 senesinde ise 3 Grand Slam (Nadal’ın yıllardır ve hala domine ettiği Fransa Açık hariç) birden kazandı. Peki performansında görülen bu gözle görülür artışın sırrı neydi ?

27 Ocak 2010 günü, her şey Djokovic için iyi gidiyordu ve Avustralya Açık turnuvasında çeyrek finalde Jo Wilfred Tsonga ile oynuyordu. Setlerde 2–1 öne geçen Novak, yarı finale bir set uzaklıktaydı. Hikayenin kalan kısmını Djokovic’in kendi kelimelerinden dinleyelim: ‘’4.sette Tsonga 1–0 önde iken, gözle görülemeyen bir güç bana saldırdı. Nefes alamıyordum. Tsonga bir sonraki oyunu aldıktan sonra, boğazımda bir şey düğümlendi. Sandalye hakeminden tuvalet molası istedim ve rakibimin biraz sonra yapacağım şeyi görmesini istemiyordum…18 ay sonra, adeta farklı biriydim. 6 kilo daha hafif, hiç olmadığım kadar güçlü ve çocukluğumdan sonraki en sağlıklı ben idim. [1]’’

Novak Djokovic bu büyük değişimi neye borçlu? Djokovic’in tabiriyle tek kelimeyle beslenme şekli. Önce gluteni, ardından da şeker ve süt ürünlerini besin düzeninden çıkaran Djokovic belki de 2011 senesinin tüm sporlarda en iyi bireysel performasına imza attı.

Vücudumuzun kabul etmediği veya zor sindirdiği besinler, bedenimizin çeşitli yerlerinde iltihaplara yol açar. İlk etapta bu iltihaplar sadece hafif ağrılara yol açsa da ilerleyen dönemlerde daha ciddi hastalıklara sebep verebilir. Sadece hastalıklar değil, sakatlıklara maruz kalabilecek veyahut sakatlık riski daha yüksek olan bölgeler de bu iltihaplanmalardan oldukça etkilenirler.

Herkesin tolere edebildiği ve edemediği besinler farklıdır. Bu besinleri deneme-yanılma yöntemiyle veya gıda intoleransı testleriyle vücudumuzun verdiği tepkilere göre öğrenebiliriz. Başvurabileceğimiz bir diğer yöntem ise metabolizmamızı etkileyen genetik faktörleri tespit etmektir. Uniqgene ile sadece yapabileceğiniz sporları veya genetik alt yapınızı değil, sizlere sunduğumuz Beslenme Paketiyle kendinize ve metabolizmanıza özel beslenme önerilerine ulaşabilirsiniz.

[1] Djokovic, N. (2014). Serve to Win. TRANSWORLD.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store