Neden Spor Yaparken Müzik Dinlenmeli?

Birçoğumuz egzersiz sırasında müzik dinleriz: Koşarken, bisiklete binerken, spor salonunda…

İçgüdüsel olarak, fiziksel efor sırasında bir şekilde müzik dinlemenin bize yardımcı olduğunu biliyoruz. Antrenman sırasında yüksek tempolu müzik dinlemek sadece antrenmanınızı daha keyifli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda performansınızı da yükselterek oksijen kullanımını ve dikkati pozitif yönde etkiliyor. Peki nasıl mı?

Müziğin psikolojik, psikofiziksel, psikofizyolojik ve ergojenik etkileri bulunmaktadır. Bu etkilere teker teker bakacak olursak:

· Psikolojik etkiler, müziğin ruh halini, duyguyu ve davranışı nasıl etkilediğini ifade eder. Örneğin motive edici müzik dinleyerek, insanlar daha çok çalışmak için içsel bir güç bulurlar.

· Psikofiziksel etkiler…


Stres, vücudun zor şartlara hızlı reaksiyon vermesi gereken durumda doğal olarak katekolaminler olarak adlandırılan adrenalin, noradrenalin, epinefrin gibi hormonların vücutta normal seviyesinden daha yüksek oranda salgılanmasıyla verilen bir reaksiyondur. Stres sonucu, “fight or flight” olarak ifade edilen “savaş ya da kaç” durumuna gelen vücut, ortamdaki tehdit ya da baskı yaratan duruma hızlıca yanıt verilmesini sağlar. Tabii, bu durum dışında uzun süreli yaşanan stres, vücutta çeşitli duygu durum bozuklukları ya da fizyolojik aksaklıklara neden olabilir. Bunların başında oksidatif stresin artması uzun süre sonucunda kalp hastalıkları, hipertansiyon, romotoid artirit, Parkinson’s gibi pek çok çeşitli hastalığa zemin hazırlayabilir. …


Fiziksel egzersiz yalnızca bedeni geliştirmekle kalmamakta, beyin fonksiyonlarını da önemli derecede etkilemektedir. Yapılan pek çok çalışma, nöron plastisitesine etki eden faktörlerin fiziksel egzersize karşı iyi yanıt verdiği, bilişsel gerilemeye karşı, ileri yaşlarda düzenli spor yapan bireylerin hafif bilişsel bozukluk ve demans gibi rahatsızlıklara gerilemeye sebep olduğu ifade edilemktedir. Bunların yanı sıra, düzenli spor yapan ileri yaşlardaki bireylerde fiziksel kapasitede de artış görüldüğü de ifade edilmektedir (1).

Fiziksel egzersizler gibi, meditasyon, yoga ve mindfulness egzersizleri de, gelişmiş görsel-uzamsal bellek, beyin bağlantısındaki paralel değişikliklerde etkili olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu egzersizlerin, stres seviyesini azaltmasıyla, kortizol seviyesinin düşmesine ve beyin kaynaklı nörotrofik faktörün (brain-derived…


Kung Fu, Çin kökenli bir dövüş sanatı. Karate veya tekvandoyla karşılaştırılan bir spor olmasını yanı sıra hem konsantrasyon hem de öz disiplin gerektiren bir tür ruhsal egzersiz olarak da değerlendirilebilir. ‘Kung’ terimi yetenekli çalışma veya sıkı antrenman anlamında iken ‘Fu’ sözcüğü harcanan zaman demektir. Bu iki kavram bir araya geldiğinde ise yetenekli ve sıkı çalışmaya harcanan zaman anlamı ortaya çıkıyor.[1] Kung Fu, uzak doğu kültüründeki yüzlerce dövüş sanatlarından sadece biri olsa da bilinilirlik olarak çok yukarıda.

Kung Fu, bu özelliğini kuşkusuz Bruce Lee’ye borçlu. 27 Kasım 1940 San Francisco doğumlu dünyaca ünlü aktör, 32 yıllık kısacık hayatına birçok başarıya imza…


Futbol, dünyanın en popüler sporlarından biri diyebiliriz. Spordan da öte, aslında bir tutku ve bu tutku, hemen hemen her kültüre yayılmış durumda. Sınırlı bir coğrafyada değil dünyanın her ülkesinde oynanan bir oyun olmakla birlikte muhtemelen bunun en büyük sebebi de futbol oynamak için tek ihtiyacınızın bir adet seken top olması da olabilir.

Günümüzde futbol o kadar büyük bir endüstri ki, tüm spor endüstrisinin neredeyse yarısı kadar finansal büyüklüğe sahip ve aynı zamanda hem profesyonel hem de amatör düzeyde gelir elde edilebilen nadir sporlardan. Bu yüzden de profesyonel futbolcular artık kendilerini her açıdan geliştirmek zorundalar.

Geçmişte teknik anlamda yetenekli bir futbolcunun…


Herkese merhaba! Bugün güncel spor branşlarını ele aldığımız serinin ikinci yazısıyla sizlerleyiz. Bu hafta durmayalım, dans edelim!

Bir tıkırtı, bir melodi veya müzik duyduğumuzda yapmamız gereken bedenimizi serbest bırakmak ve onun özgürce dans etmesine izin vermektir. Dans etmenin yeri, zamanı ve yaşı yoktur üstelik. Kimileri buzda, kimileri suda; bazen geceleri, bazen günün ilk ışıklarında her birey dans ediyor olabilir! Dans sanılanın aksine sadece bir hobi-sanat etkinliği değil, kendi içinde branşları olan bir spor türüdür ve federasyon tarafından belirlenen müsabakaları vardır. Çoğu diğer sporlardan farklı olarak, bu yarışmalarda kadın ve erkek beraberdir.

Dans sporu bir kadın ve bir erkek sporcunun eşli…


Spordaki başarınızın altında yatan genetik faktörlerin etkisini hiç düşünmüş müydünüz? Sporcular arasında da çokça merak edilen konulardan biri; onların sportif gelişiminin genleri tarafından mı, yoksa çevresel faktörlerden mi etkilendiğidir. Yapılan araştırma sonuçlarına bakacak olursak genlerimizin spor hayatımızda %55-%80 oranında bir etkisi vardır [1]. Dolayısıyla göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir yere sahiptir. Mevcut potansiyel ile yetinmek veya onu geliştirmek, sporcunun yaptığı antrenman ve beslenme programına bağlıdır.

Genler doğuştan sahip olduğumuz bir faktörüdür ve bireyin sportif başarısını etkileyebilir. Genetik modeller, önceden belirlenmiş bir dizi genetik özelliklerin sportif potansiyeli ve başarıyı öngördüğünü savunuyor. En etkili dört özellik ise; cinsiyet, boy, kas tipi…


Bireysel bir spor olan teniste genetik faktörlerin beslenmemize etkisi ne kadar olabilir?

Teniste teknik, ayak çalışması, güç, dayanıklılık ve esneklik gibi bir sürü fiziksel faktörün yanında strateji, taktik ve akıl dayanıklılığı gibi birçok zihinsel faktör de bulunur. Tüm bu etkenler çalışıp geliştirilebilir. Zamanla hep ilerleme kaydedeceğimizi düşünsek de bazen gösterdiğimiz gelişimin bir noktada tıkanıp kaldığını ve hatta performansımızın geriye gittiğini hissederiz. Aynı yaş grubunda aynı antrenmanı yapan iki çocuk çok farklı gelişim kapasiteleri gösterebilmektedir. Peki, bu tarz farklı sonuçları anlamak için illa deneyimlememiz mi gerekiyor, yoksa bu sonuçları önceden keşfedebilir miyiz ?

Bu günlerde en çok konuşulan tenisçi şüphesiz Dünya…


Pandemi boyunca virüsten korumaya çalıştığımız çocuklarımız ile bolca televizyon izledik, kitap okuduk, internette vakit geçirdik ve güzelce beslendik. Pandemi dönemi maalesef bitmedi ve çocuklarımızın bir süre daha evde kalacağı hepimizin bildiği bir gerçek. Normal zamanlarda enerjilerini okul, park gibi yerlerde atmalarına olanak varken şu anda bu olanaklar oldukça kısıtlı. Çocukların enerjilerini atmalarına imkan vermek için spora yönlendirebilir, spora elverişli ortamlar sağlayabilirsiniz. Örneğin evin içerisinde belirli zaman aralıklarında koşabilir, yaşlarına uygun ekipmanlarla ağırlık, kondisyon çalışmaları yapabilir veya imkanınız varsa ev içinde bisiklet sürülmesine olanak veren roller sistemi kurup çocuğunuzun bisiklet antrenmanı yapmasına olanak verebilirsiniz. …


Bisiklet sürmek her mevsimde güzel olmasına rağmen sonbahar renkleriyle bir başka güzeldir.

Bisiklet sürüşünüzdeki performansınız beslenme, dinlenme, fenotip ve genotipinize bağlı olarak değişecektir. Örneğin doğru beslenme ile sürüş öncesi, sürüş sırası ve sonrasında alacağınız besinlerle vücudunuz için gerekli enerjiyi doğru bir biçimde karşılamanız kaslarınızın gelişimi için faydalı olacaktır. Sürüş öncesi protein alımı sürüş sırasında gereken enerjiyi sizin için depolayacaktır. Uzun sürüşlerde ise sürüş sırasında tüketeceğiniz karbonhidratlar hızlı parçalanacağı için size hızlı yakıtlar olarak geri dönecektir. Sürüş sonrasında da boşalan glikojen depolarınızı doldurmak için karbonhidrat ve protein ağırlıklı bir öğün hem kaslarınızı yenileyecek hem de enerjinizi yükseltecektir.

Peki bisiklet sürüşleriniz için…

uniqgene

sport genetics & nutrigenomics

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store